Akciğer hastalıklarının belirtileri nelerdir

28 04 2010

Akciğer hastalıklarının belirtileri nelerdir?
Hasta tarafından fark edilen belirtilerin en önemlisi göğüs ağrılarıdır. Bu ağrıl*arla ilgili bir yorum yapmak çoğu kez güçtür. Ancak ağrılar solunum bozuklukları ile ilgili başka birtakım belirtilerle görüldükleri için teşhis bir derece kolaylaşır.

-Bu ağrıların çok belirginleşmesi akciğer yangısı zatürre gibi tehlikeli bir rahatsızlığa işaret eder. Ağrılar hafit olmakla birlikte sürekli bir nitelik taş.yoriarsa özellikle önem kazanırlar.

-Çünkü bu tür ağrılara akciğer ve soluk borusu kanser­lerinde, veremde, akciğer zarı yansısından sonra başgösteren birtakım hastalıklarda rastlanır. Göğüs ağrıları mutlaka akciğer hastalıkları nedeniyle ortaya çıkmazlar. Ancak göğüs ağrısına önem vermek gerekir. Ağrının teşhisi ile yetinmemeli, ayrıca tamamlayıcı nitelikte incelemeler ve özellikle röntgen muaye­nesi uygulamalıdır.

-Solunum güçlüğü de bir başka önemli belirtidir. Yetersiz, ağrılı ve çoğu kere yürek darlığına yolaçan sıkıntılı solunum giderek süreğen olabilir veya şiddetli bir başlangıçla ivegen nitelik kaza­nabilir. Solunum güçlüğü, şeker hastalığı, üremi ve kimi beyin hastalıklarında da görülebilir.

-Ancak bunlar özel durumlardır. Çünkü solunum güçlüklerinin çoğu solunum bozukluklarından ileri gelir. Birtakım gırtlak hastalıkları da solunumu güçleştirirler ve ses bozukluklarına yolaçarlar. Çocuklarda gırtlakta yabancı bir nesnenin varlığı ve anjin solunum güçlüğüne neden olabilir. Solunum güçlüğü yetişkinlerde daha çok alerjik bir tepkinin sebep olduğu gırtlak ödeminden ileri gelir.

Solunum güçlüğü bronşlardaki bir rahatsızlıktan ileri geliyorsa astıma işaret eder. Astım çoğu kere geceleri daha çok sıkıntı verir ve etkisi dönemlere bağlı olarak azalır veya çoğalır. İvegen ve süreğen bronşitler ve kanser de solunum güçlüğüne neden olabilir. Öte yandan amfizem ve amboluslar da tıpkı ivegen akciğer hastalıkları gibi solunum güçlüklerine yolaçabilirler. Akciğer zarı yangısında da solunum güçlüklerine rastlanır.

Bir başka belirti de öksürüktür. Refleks veya istemli bir hareket olan öksürüğün amacı solunum yollarında bulunan yabancı nesneleri veya sümüksü maddeleri dışarı atmaktır, öksürüğün zamanı, sıklığı, yokluğu ve nitelikleri kuru, balgamlı, hırıltılı gibi hastalık hakkında açıklayıcı birtakım bilgiler sağlar. Bu konuda iki noktaya dikkat etmek gerekir.

Öksürük çok sık ise kanser, verem veya akciğer zarı yangısı belirtisi olabilir. Bu tür öksürükleri önemsemeyip tütün alışkanlığından veya eskiden geçirilmiş bir bronşitten ileri geldiğini sanmak çok yanlıştır. Öksürükler sıklaştığında hemen röntgen muayenesine başvurmak gerekir.o

Öksürük birtakım önemli komplikasyonların kaynağı da olabilir. Nitekim öksürme sırasında karın kaslarının yüklendiği aşırı çaba fıtığa yolaçabilir. öksürük çoğu kez balgam atılmasıylç birlikte görülür. Bu balgamın miktarı, görünüşü ve kokusu hastalığın teşhisine yön verebilir.o

Tükürüğün kimyasal ve bakteriyolojik incelemesi çok önemlidir. Çünkü bu inceleme balgamın nedenini ortaya çıkardığı gibi hastalığa etkili olacak bir antibiyotiğin saptanmasında da yardımcı olur. örneğin balgamda Koch basillerinin varlığı verem belirtisidir. Akciğer hastalıklarının en endişe verici belirtilerinden biri de kan tükürmedir. Kan tükürme, öksürük nöbeti sırasında ağızdan kan gelmesidir. Kan tükürme kimi zaman terleme, yürek darlığı, nabız yavaşlamasıyle birlikte görülür.o

Kan tükürme çoğu kere verem, kanser, bronşların genişlemesi, akciğer ambolu su veya kalbin mitral kapakçığında görülen daralma belirtisidir. Ayrıca, daha önemsiz bazı hastalıkların belirtisi de olabilir. Ancak nedeni ne olursa olsun kan tükürme olaylarında hemen bir hekime başvurmak gerekir. Solunum aygıtındaki aksaklıkları ortaya koyan bu temel belirtilerin yanı sıra siyanoza, yani vücudun yeterince oksijen alamaması nedeniyle, derinin mavi bir renk almasına ve ses bozukluklarına da rastlanır. Ses bozukluklarına da önem vermek gerekir.o

Reklamlar




Diyafram Uygulaması nedir

21 04 2010

Diyafram Uygulaması nedir hakkında
Diyafram rahim ağzını örten, kenarları sert, kauçuk bir araçtır ve vaginaya yerleştirildiğinde, bir daire şeklini alır ve serviksin ‘girişini’ kapatacak şekilde yerleştirilir.Servikal açıklığa uygulanan spermisit jel ya da krem ile birlikte kullanılır spermisit madde diyafram tarafından fiziksel olarak engellemeyen spermleri öldürür.
Servikal başlık şekil olarak diyaframa benzerdir, fakat biraz daha sivridir.
Serviksin girişi ‘kapatıldığı’ için, spermler geçemez. Her zaman birlikte kullanılması gereken spermisid jel, spermi öldürür, ya da hareketsiz kılar. Serviksiniz için uygun ebatta olup olmadığını anlamak için ilk kullanımda doktor veya hemşire tarafından yerleştirilmesinde fayda vardır. En erken olarak, cinsel ilişkiden 6 saat önce yerleştirilmeli ve en erken olarak, cinsel ilişkiden 6-8 saat sonra çıkartılmalıdır. Koruyuculuk oranı % 85′dir.
Cinsel ilişkide bulunduğunuz her seferinde kullanılmalıdır, cinsel ilişki sırasında yerinden çıkabilir, yerine yerleştirmesi karmaşık gelebilir, her cinsel ilişkiden önce spermisidin yenilenmesi gerekmektedir, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir, bazı kadınlar spermiside ve latekse karşı alerjiktirler.Bu sebeplerden dolayı pek tercih edilen bir yöntem değildir.

4. Diyafram

İnce plastikten yapılmış, rahmin vajene açılan kısmına yani rahim ağzına yerleştirilen bir kapaktır. Spermlerin rahme geçişini engelleyerek gebelikten korur. Kadın, her cinsel ilişki öncesinde diyaframı kendi yerleştirir, cinsel ilişki sonrasında ise çıkarır.

Diyafram, hekimin muayenesi ve rahim ağzının ölçüsünün alınmasından sonra sipariş verilir ve her kadın için rahim ağzına uygun boyutta özel yapılır. Bu yöntemi kullanmaya başlamadan önce danışmanlık alınarak daha etkili yöntemler hakkında bilgi sahibi olunması kullanmak isteyen kişiye uygun bir yöntem olup olmadığına karar verilmesi için bir sağlık kuruluşuna (sağlık ocağı, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri ve hastanelerde) başvurulması daha uygun olur.

Olumlu Yönleri
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşmasını engeller
Erkek Döl Hücrelerini Öldüren Tablet ve fitiller ile birlikte kullanıldığında, hem gebeliği önleme hem de cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların bulaşmasını engelleme etkisi artar.

Olumsuz Yönleri
Diğer gebeliği önleyici modern yöntemler kadar etkili değildir.
Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratır.
Cinsel ilişki sonrasında etkili olması için 6 saat daha rahim ağzında kalması gerekmektedir.
Kadının doğum yapması, üreme organlarından ameliyat olması veya fazla kilo alması/vermesi gibi durumlar söz konusu ise tekrar rahim ağzının ölçüsü alınarak yeni bir diyafram yaptırılması gerekir.
Kolay bulunmayabilir, pahalıdır.

Nasıl Kullanılır?
Kadın, bir sağlık kuruluşuna başvurarak diyafram kullanmasını engelleyecek herhangi bir durumun olup olmadığı saptanır ve rahim ağzının ölçüsü alınır. Kadının rahim ağzına uygun boyutlarda bir diyafram yaptırılır.
Doğru uygulama öğretilir ve ilk kez kadın, diyaframı, hekimin yanında rahim ağzına yerleştirir.
Diyafram, cinsel ilişki sonrasında 6 saat vajenden çıkarılmamalıdır.
– Tekrarlayan cinsel ilişki (6 saat içinde) söz konusu ise, son cinsel ilişkiden sonra 6 saat beklenmelidir. Ancak, 24 saatten fazla rahim ağzında bırakılmamalıdır.
– Diyafram çıkarıldıktaahimn sonra yıkanır, kurulanır ve özel saklama kabına yerleştirilir.

Kullanılmaması Gereken Durumlar
– Rahmi geriye dönük olan kadınlara,
– Mesanesi ve rahmi aşağı sarkmış kadınlara,
– Sık sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren kadınlara uygun değildir.
– Erkekte veya kadında nadiren alerji görülebilir. Alerjide yanma, kızarıklık, kaşınma gibi belirtiler görülür.





Cilt Bakım Maskeleri Dogal Maskeler

16 04 2010

Hiç değilse haftada bir günü kendinize ayırın. Hem dinlenin hem de güzelleşmenin keyfine varın. Telefonun fişini çekin. En sevdiğiniz kaseti çalın. Kanapeye uzanıp kafanızdaki tüm düşünceleri silip kendinizi müziğin ritmine bırakın. Siz gevşedikçe ve içinizdeki stresi attıkça cildiniz de gevşeyecek ve nefes almaya başlayacaktır. Cildiniz artık beslenmeye hazırdır. Mutfağa gidin ve buzdolabının kapağını açın. Cilt tipinize uygun ya da cilt sorunlarınıza çare olacak malzemeyi alıp maskeyi hazırlayın.

Doğal maskeler, ani etkili olup cildi nemlendiriyor, tazeliyor ve kırışıklıkları gideriyor. İçerdikleri maddelere göre ciltteki işlevleri de değişiyor. Kimi yağlı ciltlere iyi gelirken, kimi kuru ciltlere nem kazandırıyor. Ancak dikkat! Cilt tipinize uygun olmayan maddeleri içeren bir maske, cildinize zarar verebiliyor. Örneğin; kuru ciltliyseniz limon ve greyfurt gibi turunçgillerden uzak durmanızda yarar var.
Kızarıklık sorunlarına ahududu

Probleminiz: Cildinizde dolaşım sorunları var. Kılcal damarlarınız zaman zaman hiç de estetik olmayan görüntülere yol açıyor. Sivilceler ve yer yer kızarıklıklar ortaya çıkıyor.

Ne yapmalısınız? Öncelikle kan dolaşımını hızlandıran sebze ve meyveleri araştırın. Frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyveler bu konuda can simidiniz olabilir. Ayrıca içerdikleri bol A vitamini sayesinde cilde pürüzsüz ve kadifemsi bir görünüm kazandırırlar.

Size uygun maske: 1 avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kâseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine 2 çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Çileğin özellikleri: Çilek, bol C vitamini içerdiği için vücudun ve cildin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Toksinlerin atılımını kolaylaştırarak vücudu temizliyor. Ayrıca bağırsakları yumuşatarak kabızlığı gideriyor.
Yağlı Cilde Limon

Probleminiz: Cildiniz aşırı yağlı. Üstelik yer yer parlıyor ve gözenekler genişlemiş. Bu durumda yağ dengesini düzenleyen bir maske uygulamalısınız. Limon bu konuda yararlı olabilir.

Ne yapmalısınız? Her sabah uyandığınızda ayna karşısına geçin ve cildinizi dikkatle inceleyin. Büyük bir olasılıkla yeni bir sivilce ile karşıla şaabilirsiniz. Yağlı cilt, sivilce ve aknelere davetiye çıkarabiliyor. Bu durumda antiseptik ve sıkılaştırıcı etkili olan limon ile maske hazırlayın.

Size uygun maske: 2 limonun kabuğunu soyup kabuklarını 2 çorba kaşığı suyun içinde 3 dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Limonun özellikleri: Sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü özellikler içeren limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılımını sağlıyor. Böylece cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor. Zengin C vitamini deposu olduğu için cildi dış etkenlerden koruyup cilt hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunuyor.
Kuru cilde marul

Probleminiz: Sürekli stres hali ve yoğun çalışma temposu cildi olumsuz yönde etkileyerek kuruluğa sebebiyet verebiliyor. Önlem alınmazsa ilerleyen dönemlerde cilt, mat bir görünüme kavuşuyor ve erken kırışıklıklar sözkonusu olabiliyor. Kuru cilt diğer cilt tiplerine oranla daha çabuk yaşlanıyor.

Ne yapmalısınız? Sağlıklı, taze ve ışıltılı bir cilt istiyorsanız öncelikle maksimum düzeyde bir nemlendirme sağlamalısınız. Bu nedenle bol su içeren tüm meyve ve sebzeler cildinizin dostu olabilir. Bizim önerimiz marul ya da kıvırcık salata. Her ikisinin de içerdiği su miktarı cilde ihtiyacı olan nemi sağlayacaktır.

Size uygun maske: Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp 2 dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Marulun yararları: Marul bol su içerdiğinden vücuttaki toksinleri atıp temizliyor, zengin A vitamini sayesinde cilde pürüzsüzlük kazandırıyor. C vitamini ile de cildi güçlendirip olumsuz dış etkenlere karşı koruyor.
Yıpranmış cilde üzüm:

Probleminiz: Cilt bir takım olumsuz etkenlerden dolayı yıpranmaya ve erken yaşlanmaya başlıyor. Özellikle sonbahar aylarında ani değişen havalar cildi fazlasıyla etkiliyor. Bu dönemlerde cildi tazelemek ve kış mevsiminin zararlarından korumak için ölü hücrelerden arındırılması gerekiyor.

Ne yapmalısınız? Bu durumda sadece nemlendirici kullanmak yeterli olmaz. Belli aralıklarla peeling yani ölü hücrelerin temizlenmesi işlemini de uygulamalısınız. Üzüm, bu konuda derdinizin çaresi olabilir. Üzüm, içerdiği maddeler sayesinde cildi derinlemesine temizlerken, kan dolaşımını da düzenliyor.

Size uygun maske: Üzümlerin kabuklarını soyun. Çukur bir kaseye alıp çatalla ezerek püre haline getirin. Fazla suyunu süzün ve posasını temizlenmiş cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip yıkayın.

Üzümün yararları: Ölü hücreleri temizlemenin yanı sıra selülite de iyi geliyor. Cildin su tutmasını engelliyor. Zengin içeriği ile toksinleri atan üzüm, bağırsak ve böbrekleri çalıştırıyor, bol enerji veriyor ve cildin yaşlanmasını geciktiriyor.
Yorgun Cilde Muz

Probleminiz: Çalıştığınız ortamda yoğun hava kirliliği sözkonusu ise ya da sigara tiryakisi iseniz ve gece hayatınız varsa bu durumdan en çok etkilenecek yerlerden biri de cildinizdir. Cilt, dış etkenlere karşı savaşamayacak kadar güçsüz hale geliyor ve yorgun bir görünüme kavuşuyor.

Ne yapmalısınız? Yorgun cilt soluk renklidir, kırışıklıklara davetiye çıkarır. Hiç değilse haftada bir kez zengin potasyum kaynağı olan muzla bir maske uygulayın. Muzun içeriğindeki yorgunluk giderici etkiler cildi dinlendirerek tazeliyor ve ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

Size uygun maske: 1 muzu çatalla ezerek püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize masaj yaparak sürüp 15 dakika bekleyin. Ilık suya batırılmış pamukla cildinizi temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Muzun yararları: Muz yüksek tansiyon, yorgunluk ve kramplara karşı etkili olan potasyum açısından çok zengin bir meyve. Bol enerji verip, idrar söktürücü özellikler içeriyor. Ayrıca A ve C vitaminleri içeriyor. Bu nedenle yorgun cildin en yakın dostudur.
Kırışık Cilde Kivi

Probleminiz: İlerleyen yaş, düzensiz yaşam tarzı ve olumsuz dış etkenler cildin direncini kaybetmesine ve kırışıklıkların oluşmasına neden oluyor. Önlem alınmazsa ciltte hızlı yaşlanma başlıyor ve cilt soluk bir renge bürünüyor.

Ne yapmalısınız? Cilde kadifemsi bir yumuşaklık ve ışıltı kazandırmak, kırışıklıkları hafifletmek için ekstra bakım uygulamakta yarar var. En zengin C vitamini kaynağı olan kivi yaşlanmayı durdurabiliyor. Yaşınız 25′in üzerinde ise kivi maskesini haftada bir kez uygulayın.

Size uygun maske: Birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın.

Kivinin yararları: Kivinin portakal ve limon gibi turunçgillerden daha fazla C vitamini içerdiğini biliyor muydunuz? Kivi de ayrıca bol miktarda magnezyum bulunuyor. Anemi ve mide problemlerine etkili olan kivi, bağırsakları yumuşatıyor ve toksinlerin atılımını sağlayıp vücudu temizliyor.
Pürüzlü Cilt İçin Fesleğen

Probleminiz: Cildiniz pürüzlü ve yaşlı görünüyor. Sık sık lekeler ve sivilceler de ortaya çıkıyor. Eğer özenli bir bakım uygulamazsanız yüzünüzdeki kırışıklıklar artarak derinleşebilir.

Ne yapmalısınız? Bu konuda taze ya da kuru fesleğen imdadınıza yetişebilir. Fesleğen, temizleyici ve canlandırıcı etkisiyle hücreleri yenileyerek cildin elastikiyetini artırıp ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Haftada 1 veya 2 kez fesleğen maskesi uygulamanızda yarar var.

Size uygun maske: 1 avuç kuru fesleğen yaprağını bir çay fincanı kaynar suya atın. 1 çorba kaşığı süt tozu ilave edip ılınmaya bırakın. Süzüp cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin ve temizleyici olarak kullanın. Özellikle kuru ciltler için çok yararlı bir doğal temizleme ürünü.

Fesleğenin özellikleri: Saçlarınız mı dökülüyor? Özelikle taze fesleğen kullanmanızı öneriyoruz. Saç dökülmesini yavaşlatıyor. Bir demet fesleğen yaprağını yarım litre suda kaynatıp süzün. Ilınınca bir şişeye alıp ağzını kapatın. Her yıkamada saç diplerinize friksiyon yaparak uygulayıp saçınızı yıkayın.
Muz Maskesi: 1 tane büyük muzu soyup iyice ezin.2 kaşık yoğurt veya balla Cilt Bakımıkarıştırıp yatmadan önce yüzünüze sürün. Kuruyuncaya kadar bekletip ılık suyla yüzünüzü yıkayın.

Cildi Nemlendirmek İçin: 100 gram yağsız keremin içine biraz tarçın yağı, biraz portakal yağı koyup iyice karıştırın. Yatmadan önce yüzünüzü ve boynunuzu limonsuyuyla temizledikten sonra bu kremden sürün.(Nemlendirici olarak hergün kullanabilirsiniz.)

Şeftali Maskesi: Kabuğu ve çekirdeği çıkartılmış 1 şeftaliyi çatalla ezin. 1 yumurtanın beyazı ve 1 tatlı kaşığı limon suyuyla karıştırıp temizlenmiş cilde sürün. 20 dakika bekledikten sonra sulandırılmış süt ile cildinizi yıkayın.

Erik Maskesi: Olgun yani içi sarı hale gelmiş 1-2 adet eriğin çekirdeğini çıkardıktan sonra ikiye bölün ve yüzünüze yumuşak hareketlerle sürün. biraz bekledikten sonra yüzünüzü kuru bir pamukla silin. Daha sonra yüzünüzü papatya suyuyla yoksa normal suyla yıkayıp yumuşak bir havlu ile kurulayın





Burun Estetigi Rinoplasti

16 04 2010

Halk arasında burun estetigi ,burun küçültme ameliyatı ,tıpd Rinoplasti dedigimiz ufak operasyonu tüm safhalarıyla anlatacagım sizlere..
Genel anestezi altında bir hastanede 1.5 ile 2 saaat ameliyat sürer.
Hastaneden aynı gün taburcu olunabilir. 2.gün tamponlar alınır.
Ameliyat sonrası bir kaç gün süren ağızdan alınan ağrı kesicilerle giderilebilecek hafif bir sızlama olur.
5–7 gün süren göz altlarında morluk,sarılık ve şişme olabilir.
Alçı yedinci gün çıkarılır. İşinize alçınız alındığında dönebilirsiniz.
Ağır sportif faliyetlerden 4-6 hafta kaçınmalısınız.
Burundaki şişlikler ilk iki-üç haftada hızla geriler; ancak burunun tam oturması 5-6 ayı bulabilir.

Burnun boyutlarını küçültmek veya büyültmek, ucunu yeniden şekillendirmek, tümseğini uzaklaştırmak, üst dudak ile burun arasındaki açıyı düzeltmek amacıyla estetik burun ameliyatı uygulanır. Ameliyat sırasında gelişimsel yada çarpma sonucu oluşan burun tıkanıklıkları (deviasyon) da düzeltilir. Amaç yapıldığı belli olmayan, abartısız, doğal, yüzünüze yakışan bir burun yaratmaktır.

Ameliyat hazırlığı
Ameliyat olacağınız hastanenin konumu, koşulları doktorunuz tarafından size anlatılacaktır. Sigara içiyorsanız bırakmanız veya enazından azaltmanız önerilecektir. Doktorunuzu kullandığınız ilaçlar (aspirin, tansiyon,şeker ilaçları,doğum kontrol hapı gibi) konusunda bilgilendirin, ilaç allejiniz varsa belirtin.
Ameliyat saatinden 1 saat önce hastanede bulunmalısınız. Bu sürede kan tetkikleriniz yapılacak, anestezi doktoru tarafından muayene edilip, gerekli ön hazırlık işlemleri yapılacaktır. Hastaneye gelirken rahat, eşofman türü kıyafetlerle (tişort,kazak gibi boyundan geçen elbiseler burun alçısını bozabileceğinden) , makyajsız, oje sürülmemiş ve en az 6 saat su dahil hiç bir şey içmemiş-yememiş olarak gelmeniz beklenmektedir. Bu koşullara uymanız ameliyatınızın daha kolay geçmesine yardımcı olacaktır.

Ameliyat ne kadar sürer ve hangi tip anestezi kullanılacak ?
Genellikle yapılacak ameliyatın zorluk derecesine göre ortalama bir-bir buçuk saat sürer. Hastalara ameliyat öncesi yapılacak sedasyon (sakinleştirici ilaçlar) sayesinde servisteki yatağınıza alınana kadar geçen süredeki yapılanları hatırlamayacaksınız. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bu sürede siz uyuyor olacaksınız hiç bir şey hissetmeyeceksiniz.

Ameliyat nasıl yapılıyor,iz kalırmı ?
Rinoplasti ameliyatı burun deliklerinin içinden yapılır ve dışta görünür bir skar (iz) oluşmaz. Burnunuzun sırtında bir kesi, iz olmayacaktır. Bazen, komplike olgularda “açık” girişim seçilebilir ve burun deliklerini ayıran kolumellada ufak bir insizyon yaparak ameliyatı yapılır.
Ameliyat sırasında burun derisi alttaki kıkırdak ve kemik dokulardan ayrılır ve istenen biçime getirilir. Biçimlendirme hastanın problemine ve cerrahın seçtiği tekniğe bağlıdır. Genellikle fazlalık oluşturan doku parçaları küçük hassas kesicilerle çıkarılır,törpülenir. Çıkarılan dokular bazen de burnun başka bir kısmında mevcut olan eksikliklerin tamamlanması için de kullanılabilir.
Ameliyat sona erdiğinde burnunuzu yeni biçiminde tutacak bir alçı atel uygulanır. burun içine ise vaselin, antibiyotik ve ağrı kesici pomatlarla hazırlanan tampon konulur.Arzu edilirse burnundan hava almayı sağlayan etrafı süngerli, ortasındaki plastik borudan nefes alabileceğiniz tipte tamponlarda konulabilir.
Ameliyat Sonrası Nasıl Geçecek ?
Ameliyat sonrası ilk 24 saat içinde yüzünüzü şiş hissedersiniz, burnunuz ağrıyabilir, ve künt bir başağrınız olabilir. Fazlaca olmayan ağrınız doktorunuzun verdiği ilaçlarla geçecektir. İlk bir iki günü başınız birkaç yastıkla yukarda yatarak ,dinlenerek soğuk tampon uygulayarak geçirmeniz şişlikleri azaltacak ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.Yatağınıza geldikten altı saat kadar sonra sulu gıdalar almaya başlayabilirsiniz Ameliyat gecesi hastanede yatırılan hasta ertesi gün taburcu edilir. İlk günden itibaren yataktan kalkıp yürüyebilecek durumda olacaksınız.
– Burun Estetiginde Ne Zaman Normale Dönerim ?
Gözleriniz çevresinde 2 gün içinde oluşan şişlik ve morluklar kişisel farklılık göstermekle beraber, 7-10 gün içinde geçecektir. Ameliyattan sonra ilk birkaç gün hafif sızıntı şeklinde kanama olabilir.. Burun tamponları iki,üç gün içinde, alçı ateli ameliyatın haftasında çıkarılır. Bir hafta sonra rahatlıkla işinize,okulunuza gidebilirsiniz. Alçı çıkarıldığında ödemler (şişlik) nedeni ile burnunuz daha tam şeklini almamıştır,size tarif edilecek masajı yapın.Üçüncü haftada şişlikler %85 oranında kaybolur. Klasik bir burun, ameliyattan sonra tam şeklini alması için 3-6 ay geçmesi gerekmektedir. Ameliyattan 20 gün sonra ancak yüzünüzde bir gençlik ifadesinin olduğunu, hatlarınızın yumşamış olduğunu size söyleyecekler belkide bu doğal burun halinizle ameliyat olduğunuzu bile anlamayacaklardır.
Ameliyattan sonra nelere dikkat etmeliyim ?
Aşırı efor gerektiren aktivitelerden (jogging, yüzme, eğilme, kan basıncınızı arttıran her aktivite) 2-3 hafta kaçınılmalıdır. Burnunuzu çarpmaktan veya sürtmekten ve güneş yanığından 6 hafta süreyle sakınınız. Kendinizi iyi hisseder hissetmez kontakt lensleri kullanabilirsiniz. Gözlük kullanıyorsanız 3 ay sonra takabilirsiniz. Ameliyattan sonra yaklaşık bir yıl burnunuzu aşırı soğuktan ve sıcaktan koruyun
Burun ameliyatının riskleri var mıdır?
Rinoplasti, konusunda deneyimli bir plastik cerrah tarafından yapıldığında istenmeyen sonuç olasılığı ve riskleri çok azdır. Burun estetiği en sık yapılan ameliyatlardandır. Düşünebileceğiniz en küçük bir ameliyatın bile enfeksiyon, kanama ve anesteziye bağlı riskler gibi sorunların çıkma ihtimali vardır. Bu riskler ameliyat sırasında başlanan antibiyotikle, öncesi ve sonrası için verdiği tavsiyelere uyarak azaltabilirsiniz. Burun estetik ameliyatlarından sonra çok düşük oranda oluşabilen (%2-5) küçük bir deformiteyi düzeltmek için sekonder cerrahi girişim gerekebilir. Bu operasyonlar, ilk ameliyata göre daha kısa sürer.





Mezoterapi ve zayıflama için doktor yorumu

16 04 2010

Mezoterapi ve zayıflama için doktor yorumu doktorumuz Melisa ECZACIBAŞI güzel gözükmek isteyen biz melekler için mezoterapi hakkında detaylı bilgiler vermekte arkadaşlarım. Mezoterapi nedir, ücreti ne kadardır, nasıl yapılır, amacı nedir…

-MEZOTERAPİ VE SELLULİT,BÖLGESEL ZAYIFLAMA,
Mezoterapi sellülit ve bölgesel zayıflamada kullanılır mı?

Mezoterapi tıpta bir çok branşta tedavi amaçlı olarak kullanılan bir yöntem,estetıkte özellıkle
Sellülit,bölgesel zayıflama ve genel zayıflamada kullanılır,kışının problemlı olan bölgelerin
İçine(bacak,basen,karın,mide,yan,kol bölgesi,sırt…..)çok ince üçlü bir iğne ile ilaç enjekte edilir,bu ilaç o bölgedekı yağ blokları yıkıp,kan dolaşımını artırarak sellülıtleri geçirir,bölgelerde hızlı zayıflamaya neden olur,mezoterapi ile zayıflama sağlarken bölgelerde
Kesinlikle sarkma olmaz tam tersine bölgelerde toparlanma ve şekıllendırme görülür.

MEZOTERAPİ VE AĞRI,mezoterapıde ağrı olur mu?
Mezoterapide kullanılan iğneler son derece ince uçludur,ağrı olabilecek minimum derecededır
,her kes düzenlı bir şekılde tedavıyı devam etmektedır.

MEZOTERAPİ VE MORARMA,
Mezoterapi de morarma görülür mü?
Merkezde uygulanan mezoterapilerde bazen 1-2 noktada morarma görülebilir,böyle bir
Durumda bile küçük morarmalar bir kaç günde geçer.

MEZOTERAPİ VE YAN ETKİ,
Mezoterapide yan etki olur mu?
Mezoterapi doğru uygulayıcı(uzman ve tecrübeli hekim)tarafından uygulandığından kesinllıkle yan etkisi olmayan bir yöntemdir,ilaçlar kendi etkısını gösterdıkten sonra
İdrar yolu ile kendisini atacaktır(ağızdan alınan diğer ilaçlar gibi)

MEZOTERAPİ VE DİYET,
Mezoterapide verilen diyet nasıl bir diyettır?
Mezoterapide verilen diyet kesinllıkle ağır bir diyet değil,tamamen sağlıklı bir beslenme tarzı.
Genellıkle protein ,vitamin ve mineralden zengin olan bu diyet ile birlikte günde en az 1.5 su(sıvı)içmek gerekır,kışının kılo durumuna göre ayda 5-8 kilo kaybetmek mümkün .

MEZOTERAPİ VE SEANS ARALALARI,SEANS SAYISI,SEANS SÜRESİ,
Mezoterapi kaç seans sürer,seans araları ne kaderdır,uygulama ne kader sürer?
Uygulma ortalama 15 dakıka sürer,kışının problemin yoğunluğuna göre ortalama(8-10)
Sürer(bazen kişinin isteği üzerine seanslar devam edilebilir),seanslar genelde haftda bir bazen
4-5 günde bir uygulanabilir.

MEZOTERAPİ VE YAŞ,
Mezoterapi hangi yaş grubunda uygulanır?
Mezoterapi özellikle 17-60 grubundakı sellülit,bacaklarda dalgalanma ve sarkma ,bölgesel yağlanama ve kilo problemi oıan bayanlara uygulanabilir,erkeklerde özellikle
Karın ve bölgesel sorun varsa aynı şekilde uygulama yapılabilir.

MEZOTERAPİ VE CERRAHİ YÖNTEMLER(LİPOSUCTION)
Mezoterapi ve liposuction arasındakı fark nedir?
Mezoterapi tamamen tıbbi bir yöntemdır,cerrahi herhangi bir yöntem ile karşılaştırılmaz,son derece pratık bir yöntem olup ortalama 15 dakıkada gerçekleşır,evde oturma ve cerrahi bir bakım gerektirmez ,cerrahi her hangi bir risk içermez,sellülitte ,bölgesel zayıflamada ve genel zayıflamada oldukça başarılı sonuçlar sağlar.

MEZOTERAPİ VE KOZMETİK YÖNTEMLER,
Mezoterapi ve kozmetik yöntemler arasındakı fark nedir?
Mezoterapi kozmetik yöntemlerle karşılaştırılmaz,tıbbi bir yöntem olup hekimler tarafindan uygulanır,kozmetik yöntemlere göre çok daha başaralı sonuçlar vereir,bazen mezoterapi yanında kozmetık yöntemler (masaj,kozmetık kremler….)destekleyıcı olarak önerilebilir.

MEZOTERAPİ VE MEVSİM,
Mezoterapi her mevsimde uygulanabilir mı?
Evet,mezoterapi her mevsimde uygulanabilir,özellıkle kış ve ilk bahar mevsimlerinde tercih edilen bu tedavi yöntemi ,yaz aylarında uygulanmaz diye bir kuralı yoktur,yalnız muhtemel morarma nedeni ile tatil dönemini kadar seanslara devam etmek daha mantıklı görünmektedir.

MEZOTERAPİ VE BAŞARILI SONUÇ,
Mezoterapide başarılı sonuç hangi faktörlere bağlıdır?
Mezoterapide doğru uygulayıcı ,ve hastanın doktorla iyi bir iş birlığı yapması(genel vücütta zayıflama….)başarı şansını etkıleyen faktörlerdır.

MEZOTERAPİ VE MENSTURASYON(ADET DÖNEMİ)
Mezoterapi adet dönemlerinde uygulanır mı?
Evet,adet dönemleri mezoterapi uygulamalarını hiç bir şekilde etkilemez,mezoterapiden sonra
Egzersiz yapılabilir ve su ile temas etmeme gibi bir durum söz konusu olmaz.

MEZOTERAPİ VE SORUNLARIN TEKRARLAMASI,
Mezoterapıden sonra selullitler ve kilo sorunu tekrarlanı mı?
Sağlıklı beslenme ve tamamen hereketsiz kalmama gibi bir durum söz konusu olmadığı taktirde sorunlar hiç bir zaman geri dönmez.

MEZOTERAPİDE HASTA GÖRÜŞLERİ,

25 yaşındayım , bacak ,basen ve diz bölgelerimde sellülit ve bölgesel yağlanma sorunu yaşıyordum,.daha önce mezoterapi yöntemini deneyen arkadaşımın tavsiyesi üzerine
mezoterapi ön görüşmeyi gittim,sorunlarımın çözümü için mezoterapinin uygun bir yöntm
olduğunu karar verdim,2-3 cu seanstan itıbaren sonuçları gözlemeye başlayınca tedavıyı büyük bir hevesle devam ettim,ilk seansta uygulamanın iğne ile olmasi beni korkutuyodu,
ama mezoterapi iğnesinin benim düşündüğum tarzda klasik bir iğne olmadığını gördüm,bazı seanslarda 1-2 yerde hafif morarmlarım olsa da onlar 5-6 gün içersinde kayboldukları için
beni hiç rahatsiz etmedi,verdiğim karardan memnum,sellülitlerimin büyük bir kısmı kayboldu
bu beni çok mutlu etti,dizimin çevresindekı yağlanmalar ve diz altındakı portakal kabuğu görüntüsü kayboldu,bacaklarım inceldığınden daha önce hiç giyemedığım giyisilerimi yavaş yavaş gimeye başladım,bundan sonra doktorumun verdiği sağlıklı beslenme önerilerini ve belkı koruyucu seanslarını devam etmeyı düşünüyorum………

38 yaşındayım,2 kez doğum yaptım ,doğumdan sonra 8 kilo aldım,sellülitlerim arttı,kendimi aşırı derecede deforme hisediyordum ve bu psikolojımı kötü yönde etkiliyordu,bende internetten bu konu ile ilgili araştırmaya başladım,yöntemlerin tamamı uzman doktor tarafından uygulanması dikkatimi çekti,telefonda ücretli ön görüşmeye gidebileceğimi ve istediğim taktirde tedaviyi başlıyabileceğimi anlayınca zaman kaybetmeden ön görüşmeyi
gittim.2 ayda toplam 8 kilo verdim,iş yerimde bulabileceğim alternatiflere göre diyet listem
hazırlandığı için diyet yapmakta hiç sorun yaşamadım,vücüdüm çok çabuk forma girdi,beni uzun zamandır görmeyen arkadaşlarım değişıklıkleri fark edince moralımı çok etkiledi,zayıflamama rağman vücüdümda hiç sarkma olmadı,1 ay içersinde lazer epilasyon
uygulamaları da başladım-

52 yaşındayım,iç bacaklarımdakı dalgalanmalar ve sarkmalar beni aşırı derece rahatsız etmeye başladı,göbek ve kol altlardakı sarkmalardan da kurtulmak istiyordum,her zaman cerrahi yöntemlere karşı korkum olduğu için ilk başta bu yöntemi uygulamaya karar
verdim,üstelik cerrahlar sarkma ve sellülitlerde cerrahi yöntemden başarılı sonuç alamıyacağımı söyledi,haftada bir uygulama ile ortalama 8 seansta dalgalanmalar ve sellülitlerde büyük bir azalma meydana geldi….





Hello world!

15 04 2010

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!